Sendikalardan ortak ses;

Sendikalardan ortak ses

2023 yılında uygulanmak üzere memur ve emekli maaşlarına yapılan yüzde 30 oranındaki zam, emeklilerin yanı sıra, sendikaların da tepkisini çekti....

Eğitim-İş Sendikası İl Başkanı Ahmet Tevfik Bal ile sendika üyeleri Cumhuriyet Meydanı’nda, Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) Şube Başkanı Enver Değirmenci ve üyeleri ise İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde, memur ve emekli maaşlarına yapılan zam oranlarına ilişkin açıklama yaptı.

Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu İl Temsilcisi Önder Şahin de yazılı basın açıklaması yaparak üyelerinin tepkisini dile getirdi.

Yapılan ortak açıklamada; "Milyonlarca yurttaşımızın elinden aldığınız hayat standartlarını ve yıllardır uğradığımız hak kayıplarını iade edene kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

"ASGARİ ÜCRET İLE MEMUR MAAŞLARI NEREDEYSE EŞİTLENDİ"

Sendikalar tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi; “Asgari ücret geçtiğimiz günlerde 8 bin 500 TL olarak açıklanmıştır. Ülkenin bu ekonomik şartlarında asgari ücretin alım gücü açısından yüksek olmadığını hepimiz bilmekteyiz. Asgari ücrete yapılan artış sonrası ortalama memur maaşlarına baktığımızda, asgari ücret ile memur maaşlarının neredeyse eşitlendiğini görmekteyiz. 2010 yılında asgari ücret 576 TL iken, ortalama memur maaşı asgari ücretin 3 katıydı. Günümüzde ise yeni açıklanan asgari ücret ile ortalama memur maaşları eşit seviyeye gelmiş, emeklilerin ücretleri ise asgari ücretin dahi altında kalmıştır. 2002 yılında en düşük emekli aylığı asgari ücretin 53 TL üzerindeyken, yapılan son zamlarla birlikte asgari ücret en düşük emekli aylığının 3 bin TL üzerine çıkmıştır” denildi.

“KAMU ÇALIŞANLARI VE EMEKLİLERİN MAAŞLARI YENİDEN BELİRLENMELİ”

Zam oranlarının yeniden düzenlenmesini isteyen sendika temsilcileri, sorunun asgari ücretin artırılması değil, kamu çalışanları ve emeklilerinin ücretlerinin komik ve acınacak sefalet artışlarına maruz kalması olduğunu vurgulayarak; "Cumhurbaşkanı’nın önce yüzde 25 olarak açıkladığı, sonra danışıklı bir şekilde yandaş konfederasyonun talebiymiş gibi önceden belirlenmiş yüzde 30 oranı, bahşiş dağıtır gibi kamu çalışanlarına müjde olarak sunulmuştur. Yandaş sendikalar her ne kadar ülke şartlarını ve ekonomik krizi görmezden gelip her toplu sözleşme döneminde kamu çalışanlarını masada sattığı gibi, bugün yine kuruluş amacı olan yandaşlığa uygun hareket ederek verilen bu bahşişi utanmadan ayakta alkışlamıştır. Kamu çalışanları ve emekliler olarak; ülke şartlarına ve ekonomik krize bakılmaksızın açıklanan sefalet artışını kabul etmiyoruz. Kamu çalışanlarının görüşleri ve talepleri dinlenmeden kapalı kapılar ardında verilen bahşişleri kabul etmiyoruz. Kamu çalışanlarının ve emeklilerinin maaşları olağanüstü dönemden geçtiğimiz bu süreçteki artış oranları açılan yarayı derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır. Kamu çalışanları ve emeklilerin maaşları tüm kamu konfederasyonların ortak talepleri doğrultusunda yeniden belirlenmelidir” dedi.

"YÜZDE 2 ÜYE BARAJI VE TEKEL SENDİKACILIK YARATMA HAYALİNDEN DERHAL VAZGEÇİLMELİ"

Sendikalar, ortak yaptıkları açıklamada taleplerini de dile getirerek, bu talepleri şöyle sıraladı; “Kamu Konfederasyonları Platformu olarak; kamu çalışanlarının en düşük maaşının yoksulluk sınırı olan 26 bin 124 liraya yükseltilerek enflasyon oranının da her ay seyyanen maaşlara yansıtılmasını talep ediyoruz. Kamu çalışanları düşük emekli maaşlarına mahkûm edilmekte, emekli olmamıza rağmen ölene kadar çalışmak zorunda bırakılmaktayız. Bu şartlarda bizler emekli hayatı yaşayamaz durumda kalırken torunlarımız ve çocuklarımızla da vakit geçirme hakkımızdan yoksun bırakılmaktayız. Emekli olduğumuz zaman maaşlarımızdan yapılan yüksek kesintilerle maaşlarımızın yarısından fazlası elimizden alınarak bizler açlığa mahkûm edilmekteyiz. En düşük emekli aylığı asgari ücrete eşitlenerek her ay enflasyon farkı seyyanen eklenmeli ve emekli olduğumuz zamanki hayat standartlarımızı kaybetmemek adına emekli olduğumuz zamanki maaşlarımıza yakın bir maaş talep etmekteyiz. Yıllardır enflasyon altında maaş zammı alan memurların en büyük sorunlarından biri de vergi yükünün ağır olmasıdır. Tüm memur, emekli ve diğer çalışanların maaşlarından gelir vergisi oranında kesintiler peşin yapılmaktadır. Her ne kadar vergi dilimleri yükseltilse de yılın ikinci altı ayında vergi dilimine girilmesine engel olmayacaktır. İkinci altı ayda yüzde 20 vergi dilimine girilmesi nedeniyle yapılacak artış kepçeyle geri alınmaktadır. Bu nedenledir ki vergi dilim oranları kamu görevlileri ve emekliler için yüzde 15’te sabitlenmelidir. Yandaş sendikalar ve konfederasyonların hızla artan üye kayıplarının önüne geçmek adına iktidar ve ortağının oyları ile getirilen yüzde 2 üye barajı bir sonuç vermeyecek ve yandaş sendikaların üye kayıpları her geçen gün hızla artacaktır. İktidara geldiklerinde yandaş sendikaların üye sayılarını arttırmak adına kanunda yer alan yüzde 5 üye barajını kaldıranlar bu defa da kanunu kendi çıkarları adına hukuksuz bir şekilde kullanarak sendikalara dayatmışlardır. Kamu sendikaları ve konfederasyonlarının çabaları sonucu daha önce getirilmeye çalışılan yüzde 1 üye barajının Danıştay tarafından Anayasa’ya aykırı bulunarak yürütmenin durdurulmasına karar verilmişken, iktidarının bu sefer yüzde 2 barajı ile anayasaya aykırı hareket etmesi yasanın gerekçesinde geçen sendikal hayatı güçlendirme amacını yansıtmamaktadır. Söz konusu düzenleme ülkemizdeki demokratik yaşamın ayrılmaz bir parçası olan, sendika seçme özgürlüğüne aykırıdır. Sendikalar arasında yasa eli ile eşitsizlik yaratacak yüzde 2 üye barajı ve tekel sendikacılık yaratma hayalinden derhal vazgeçilmelidir. Kamu çalışanları arasında ayrım yapılmış, birçok meslek grubu 3600 ek göstergeden yararlanırken 1.derecedeki kamu personeli 3600 ek göstergeden yararlanamamış, teknik personel bilinçli olarak mağdur edilmiştir. Bu durum adalet terazisini şaşırtmış, kamu çalışanlarının büyük bir bölümü bu düzenlemeden yararlanırken geriye kalan kesim yararlanamamış, teknik personel ise herhangi bir anlamı olmayan 600 ek gösterge artışı ile oyalanmak istenmiştir. Talebimiz bu konuda açık ve nettir! 1’inci dereceye düşen her kamu çalışanı 3600 ek göstergeden yararlanmalı, teknik ve benzeri personelin ek göstergesi 4800’e yükseltilmelidir."

“ANLAMINI YİTİREN ‘YARDIMCI HİZMETLER SINIFI’ KALDIRILMALI"

“Kamuda çalışan işçilere 1956 yılından itibaren her yıl ikramiye ödenmektedir.  İkramiye ödemesi sendikalı olup olmamakla veya toplu sözleşme ile ilgili olmayıp, doğrudan doğruya kamu kurum ve kuruluşlarında işçi olarak istihdam edilmekle ilgili bir düzenlemedir. Kamu kurum ve kuruluşlarında işçilerle birlikte çalışan, çoğu kez aynı odayı paylaşan memurlara ise şimdiye kadar 1 kuruş dahi ikramiye verilmemiştir. 1956 yılından itibaren yani 67 yıldır kamudaki tüm işçiler yılda altı kez, 2018 yılından itibaren SSK, BAĞ-KUR, Emekli Sandığı fark etmeksizin tüm emekliler yılda iki kez ikramiye alırken ikramiye almayan tek kesim memurlardır. Kamudaki bu ayrımcılık artık son bulmalı memurlara da ikramiye verilmelidir. Bununla birlikte ücretsiz kreş, ulaşım, yol, yemek, ek mesai ve kira yardımlarının tüm kamu çalışanlarına kapsayacak şekilde verilmesini talep ediyoruz. Kamu kurumlarında çalışan sözleşmeli kamu çalışanlarına koşul, şart ve yıl dayatılmadan bir an önce tüm sözleşmeliler kadroya geçirilmeli. Sözleşmeli personel çalıştırma uygulaması ise artık ortadan kaldırılmalıdır. 1965 yılı şartlarına göre tanımlanan ‘Yardımcı Hizmetler Sınıfı’ aradan 58 yıl geçtikten sonra anlamını yitirmiştir, söz konusu ihtiyaç ortadan kalkmıştır. Artık anlamını yitiren ‘yardımcı hizmetler sınıfı’ kaldırılmalıdır. Bu kapsamdaki personelin, yasa ile öğrenim durumlarına uygun memur kadrolarına geçirilmelidir. Bugün yedi konfederasyon olarak tüm bu taleplerimizin karşılanması için hükümeti uyarmak adına bir günlük iş bıraktık. Tek gücümüz; emeğimiz ve oylarımızdır. Bugün iş bırakan ve iş bırakma kararımıza destek veren milyonlarca yurttaşımız bulunmaktadır. İktidara buradan tekrar sesleniyoruz. İş bırakan, bizleri destekleyen, haksızlığa uğrayan milyonlarca kamu çalışanı, emekli, işçi, ev kadını, öğrenci ve toplumun tüm kesimlerinden aldığımız güçle bugün karşınızdayız. Kamu Konfederasyonlar Platformu olarak; milyonlarca yurttaşımızın elinden aldığınız hayat standartlarını ve yıllardır uğradığımız hak kayıplarını iade edene kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz” dedi. (Emre Çevikoğlu)


Kaynak:

İlgili Konular :
İlgili Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
0 Yorum