
‘Konaklar turizme hizmet edecek’
...
>>Belediye Başkanı Vidinlioğlu; “Kastamonu için olmazsa olmazımız turizm. Yaklaşık 1,5 aydır birçok sivil toplum kuruluşu restore edilen konaklardan faydalanmak için başvuruda bulunuyorlar. En baştan kestirip attım, dedim ki; 'arkadaşlar, bununla ilgili hiç kimse hiç bir taleple gelmesin' dedim. Çünkü dünya emekle, dünya maliyetle restore ettiğimiz konakları hiç bir şekilde amacı dışında kullanmamız doğru değil. Konakları turizm için kullanmalıyız” dedi.KASTAMONU Kalkınma Vakfı (KKV) Genel Kurulu düzenledi. Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) toplantı salonunda düzenlenen genel kurula Vali Yaşar Karadeniz, Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, Garnizon Komutanı Per. Alb. Gamze Aydoğdu, AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü, KKV Başkan Vekili Remzi Gür, KATSO Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, eski Milletvekili Mehmet Yıldırım, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri T. Zafer Karahasan, vakıf üyeleri ve çok sayıda iş adamı katıldı. Genel kurulda, Vali Yaşar Karadeniz ‘tabi başkan’ olarak görevine devam ederken, yönetim kurulu asil üyeleri; Remzi Gür, Kemal Akar, Mehmet Umur, Selçuk Arslan ve Ahmet Erkurtoğlu’ndan oluştu. Denetim kurulunda ise asil üye olarak, Muhsin Altındağ, Hüseyin Kaya ve Baki Cengiz Aygün yer aldı. Yedek listelerde ise yönetim kurulunda; Ahmet Bedri İnce, Hasan Çolakoğlu, Sudi Topal, Aydın Aslandağ ve Mecit Çetinkaya yer alırken; denetim kurulu yedek üyelerinde ise Şenol Telli, Adnan Akar ve Hüseyin Aslan görev aldı. VİDİNLİOĞLU: “TURİZM, KASTAMONU İÇİN OLMAZSA OLMAZ” Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, genel kurulda yaptığı konuşmada, KKV genel kurullarını hep takip ettiğini hatırlatarak; “Elbette alınan yol var, ama yeterli değil. Hep dile getirdiğimiz bir İstanbul ayağımız var. Seçim sürecinde de bunu sık sık dile getirdim. Kastamonu'yu kalkındırmak için çabalayacaksak mutlaka ama mutlaka İstanbul ayağının da bu işin içinde yoğunlukla olması gerekiyor. Bendeniz yeni bir belediye başkanıyım ama üzerime ne düşerse ekip olarak buna dünden hazırız. Ben değişik platformlarda bir kaç defa da dile getirdim. Kastamonu için olmazsa olmazımız turizm. Yaklaşık 1,5 aydır birçok sivil toplum kuruluşu restore edilen konaklardan faydalanmak için başvuruda bulunuyorlar. En baştan kestirip attım, dedim ki; 'arkadaşlar, bununla ilgili hiç kimse hiç bir taleple gelmesin' dedim. Çünkü dünya emekle, dünya maliyetle restore ettiğimiz konakları hiç bir şekilde amacı dışında kullanmamız doğru değil. Konakları turizm için kullanmalıyız. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı sayın Binali Yıldırım ve iki bakan Kastamonu'yu ziyaret etti. Kastamonu için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacaklarını ilettiler. Dolayısıyla Ankara ayağında, hem de bürokraside ciddi bir ivme kazanmış oluyoruz. Nasrullah Meydanı ile Kale arasındaki bir kentsel dönüşümü inşallah başlatacağız. Daha iki saat önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan aradılar, görünen o ki bu işe bir an önce yol aldıracağız. İkincisi, her kente verilen Millet Bahçesi sözüyle ilgili olarak bakanlık hemen başlatılması konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Atık Su Arıtma Tesisi ile ilgili nihai karar önümüzdeki ay verilecek ve ciddi bir yol almış olacağız. İstanbul ayağımızın ve Kastamonu'daki müteşebbislerin bir miktar elini taşın altına koyma zamanı geldi diye düşünüyorum. Çünkü bizim olmazsa olmazımız turizm. Bu çalışmalar tamamlandığında çok ciddi bir turist çekme imkânına sahip olacağız. İşin doğrusu, motivasyon ve müteşebbis ruhta eksikliğimiz var. Onun için ne gerekiyorsa ben varım, bundan sonra da olmaya devam edeceğim” dedi. GÜR: “KKV, KASTAMONU’NUN KALKINMASI İÇİN KURULMUŞTUR” Kastamonu Kalkınma Vakfı Başkan Vekili Remzi Gür ise, genel kurulda yaptığı konuşmada, KKV’nin Kastamonu’nun kalkınması için çalışan bir sivil toplum örgütü olduğunu sözlerine ekleyerek; “Kastamonu uzun zamandan beri kalkınmadan nasibini alamamış bir ildir. Ancak bugünden itibaren aklı başında yatırım ve turizm faaliyetleriyle daha iyi yere gelebilir miyiz, gelebiliriz. Çünkü imkanlarımızın, bugün itibariyle dünden daha iyi olduğunu düşünüyorum. Yetişmiş elemanımız daha fazla, itibarımız daha fazla. İtibarımızdan kastım ise; havalimanımız, üniversitemiz, tünellerimiz, otoyollarımızdır. Kastamonu’ya ulaşım daha kolay oldu. Uçakla İstanbul’dan 55-60 dakikada, araç ile 5-6 saatte gidip-geliyoruz. Kastamonu bugün şükürler olsun ki iyi bir yerde. Daha da iyiye gidiyor. Türkiye Cumhuriyeti, 100 senelik bir Cumhuriyet. Bu zaman içerisinde geç mi kaldık? Hayır. 100 sene bir insanın ömrü bile değil. Türkiye, dünya standartlarını yakalamış bir ülke ama fiziki ve ekonomik olarak da oraya gelemediği için biraz geri kaldı. Ama bu geri kalmamız bizi kişi ve bölge olarak geri bırakmadı. Bizim insanımız hem başarılı hem de bölgesini ve milletini seven insanlardan oluşuyor. Hem eksiklerimizi de tamamlayarak hem de dünya modernizesine uyarak geri kalmışlığımızı değiştirebileceğimize inanıyorum. Kastamonu Kalkınma Vakfı olarak bu sene programımızın 4’ncüsünü düzenliyoruz. İstanbul’da 700 bin-1 milyon civarında Kastamonulu olduğu kabul ediliyor. Ankara, İzmir ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde olduğu gibi yurtdışında da fazlaca Kastamonulu hemşerilerimiz var. Gerek geçim derdi, gerek eğitim, gerekse memuriyet dolayısıyla Kastamonu’dan gitmek zorunda kalmışsız. İyi de olmuş… Oradaki bilgi, birikim ve becerilerimizi buraya da getirmiş olduk. Ben 38 sene İngiltere’de kaldım ve ne kazandıysam hepsini buraya getirdim. Şimdi de çok şükür Kastamonu Kalkınma Vakfı’yla da Kastamonululara hizmet etmeye, onlara bir şeyler vermeye çalışıyoruz. Bizde de çok fazla olduğundan değil; eşimiz dostumuzla fikir alışverişinde bulunarak neler yapabileceğimiz gayesi ve çalışması içerisindeyiz. İstanbul’daki genç Kastamonu çalışma grubuyla birlikte 1.500 öğrenciye burs veriyoruz. Hatta bizim genel sekreterimiz Fahrettin Bey, dün akşam birinden mesaj almış: 'Hukuk fakültesini bitirdim, avukat oldum. Bundan sonra Kastamonu ve sizin için ne yapabileceksem; varımla, canımla emrinizdeyim' demiş. Allah razı olsun. Biz emrimizde olsun istemiyoruz ama bölgemizin hizmetinde olmasını istiyoruz. Umarım bunu da başaracağız. Düşünün; İstanbul’da, Ankara’da 15-18 yaşında bir insan, anne-babası yok... Ona anne-baba olmak, ona apartman bağışlamaktan çok daha kıymetli. Çünkü okuldan geldi parası yok, elbisesi yok; ama siz diyorsunuz 'dert etme, her türlü ihtiyacını biz karşılarız, bize gel' diyorsunuz. Böyle bir varlık çok önemli” dedi.


Kaynak:
İlgili Haberler
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.