23 MART 2021
İLETİŞİM BAŞKANLIĞI, İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇEKİLİŞ GEREKÇESİNİ AÇIKLADI;
‘Eşcinselliği normalleştirmeye çalışan bir kesim tarafından manipüle edildi’
CUMHURBAŞKANLIĞI İletişim Başkanlığı (CİB) tarafından Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin yapılan açıklamada, ülkemizin toplumsal ve ailevi değerleriyle bağdaşmayan eşcinselliği normalleştirmeye çalışan bir kesim tarafından manipüle edilmesi gerekçe gösterildi. İstanbul Sözleşmesi ile ilgili ciddi endişeleri olan tek ülkenin sadece Türkiye olmadığı ifade edilerek, Polonya’nın da eşcinsel grupların toplumsal cinsiyet hakkındaki fikirlerini tüm topluma empoze etme girişimini gerekçe göstererek sözleşmeden çekilmek için adım attığı belirtildi.
6 AB ÜYESİ ÜLKE, SÖZLEŞMEYİ ONAYLAMADI
İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin 20 Mart 2021 tarihinde tek taraflı olarak İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiği belirtilerek; “İstanbul Sözleşmesi’nin 80’nci maddesi, herhangi bir tarafın Avrupa Konseyi’ne bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshetmesine izin vermektedir. Bilindiği üzere Türkiye, kadının toplumdaki statüsünü koruma ve kadına yönelik her türlü şiddetle mücadele etme konusundaki güçlü bağlılığını göstererek İstanbul Sözleşmesi’nin ilk imzacısı olmuştur. Başlangıçta kadın haklarının güçlendirilmesini teşvik etmeyi amaçlayan İstanbul Sözleşmesi, Türkiye’nin toplumsal ve ailevi değerleriyle bağdaşmayan eşcinselliği normalleştirmeye çalışan bir kesim tarafından manipüle edilmiştir. Türkiye’nin sözleşmeden çekilme kararı alması da bu nedene dayanmaktadır.İstanbul Sözleşmesi ile ilgili ciddi endişeleri olan tek ülke Türkiye değildir. Avrupa Birliği’nin 6 üyesi (Bulgaristan, Macaristan, Çekya, Letonya, Litvanya ve Slovakya) İstanbul Sözleşmesi’ni onaylamamıştır. Polonya da eşcinsel grupların toplumsal cinsiyet hakkındaki fikirlerini tüm topluma empoze etme girişimini gerekçe göstererek sözleşmeden çekilmek için adımlar atmıştır” denildi.
“TÜRKİYE, AİLE İÇİ ŞİDDETLE MÜCADELEDEN ASLA VAZGEÇMEYECEKTİR”
İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının hiçbir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin “Kadınları korumaktan taviz verdiği” anlamına gelmediği vurgulanarak, devamında şu ifadelere yer verildi; “Türkiye, sözleşmeden çekilse de aile içi şiddetle mücadeleden asla vazgeçmeyecektir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin tüm kadınların güvenliğini ve haklarını korumaya devam edeceğini kuvvetli bir şekilde vurgulamakta ve kadına yönelik şiddetle mücadelenin sıfır tolerans ilkesiyle hükümetin gündeminin ilk sıralarında olacağının altını çizmektedir. Türkiye, bugüne kadar kadın haklarını desteklemek ve iyileştirmek için birçok somut adım atmıştır ve bu mekanizmalar hala yürürlüktedir. Türkiye, kadına yönelik şiddetle mücadele için yeni reformları da hayata geçirecektir. Türkiye bundan sonra da tüm kurum ve kuruluşlarıyla toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak çözüm ve önlemlere odaklanacak, bu amaçla yürütülmekte olan çalışmaları güçlendirecektir. Bu hukuki mekanizmalar arasında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın yanı sıra Medeni Kanun, Ceza Kanunu ve 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun yer almaktadır. Türkiye ayrıca Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne (CEDAW) taraftır. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan hükümetinin tasarladığı, desteklediği ve uygulamaya aldığı dönüm noktası niteliğindeki kanun da dahil olmak üzere, kadına yönelik şiddetle mücadelede katı, etkili ve gerçekçi tedbirlerin uygulanması üzerinde hiçbir etkisinin olmayacağı unutulmamalıdır.Türkiye mart ayının başında açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında da aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddete karşı mevcut önlemlerin etkinliğini artırmak için ilave adımlar atacaktır.” (Bülten)
© 2020 Doğrusöz Gazetesi. Tüm hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır.