‘En ağır cezayı almalı’

Kastamonu Belediye Meclisi’nin Kasım ayı ilk olağan toplantısı, geçtiğimiz akşam Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Vidinlioğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kimyasal silah kullandığı iftirasını Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı’yı esefle kınadığını dile getirdi. Vidinlioğlu açıklamasında; “Türk kelimesi olan Tabip Odası Başkanı’nın Peygamber Ocağı dediğimiz ordumuza yönelik sözleri asla kabul edilemez. Bir tıbbiyeliye yakışmayacak bu laflardan dolayı kendisini esefle kınıyorum. Türk Milleti olarak kullandığımız oklarda bile bir standardımız var. Saplanan ok bile rahat çıksın diye düzdür, yivi yoktur. Türk Milleti savaşta düşmanına bile böyle muamele eden bir millettir” ifadelerine yer verdi.

Toplantının ilk gündem maddesinde, Belediye’nin 2023 Yılı İdare Performans Programı taslağının görüşülmesi yer aldı. Söz konusu madde oy birliğiyle kabul edilerek Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edildi. Diğer bir madde olan 2023 mali bütçesi ile izleyen iki yılın bütçesi ve gelir tarifesinin görüşülmesi de oy birliğiyle kabul edilerek Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevki yapıldı. Belediyenin bazı müdürlüklerinin ek ödeme talebi de Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edildi. Belediye iştirakleri ve İşletme İmalat ve Sanayi A.Ş.’ye 2 milyon TL nakdi sermaye aktarılması da Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevki gerçekleştirildi.

Bir başka gündem maddesinde ise Yeşil Şehirler Projesi’nin gerçekleştirilmesine ilişkin olarak proje ve sözleşme belgelerini imzalaması için Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu’na yetki verilmesi yer aldı. Söz konusu madde oy birliğiyle kabul edildi. Engelli çocuklara yönelik Sportif Beceri ve Koordinasyon Eğitimi Projesi için Fiziksel Engelliler Vakfı ve Fiziksel Engeliler Vakfı Spor Kulübü ile yapılacak olan iş birliği protokolünün imzalanmasında ve ortak proje için protokol imzalamak üzere Vidinlioğlu’na yetki verilmesi maddesi de oy birliğiyle kabul edildi.

Diğer gündem maddesinde ise mülkiyeti belediyede bulunan Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde bulunan İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü taşınmazı 14 Nisan 2021 tarihinde yapılan protokol ile 10 yıl tahsis edilmesi kararının, İnönü Mahallesi Rauf Denktaş Caddesi üzerinde bulunan yeni hizmet binasına taşıdıklarını beyan etmesi yapılan protokolün iptal edilmesi kararı görüşüldü. Bu madde de, oy birliğiyle kabul edildi. İmar ve plan tadilatları da oy birliğiyle kabul edilerek İmar Komisyonu’na sevki gerçekleştirildi.

ORAL: “HIZ TÜMSEKLERİ STANDARTLARA UYMUYOR”

Gündem maddelerinin ardından söz alan CHP Meclis Üyesi Muhammet Hakan Oral, araçları yavaşlatmak için kullanılan tümseklere ilişkin olarak; “Birçok yerde bunlar var. Bunların olması da dünya standartları çevresinde çok doğru, gerçekten işe yarıyorlar. Kastamonu’daki bu hız tümseklerinin standartlarına uymadığını gözlemledik, çünkü bunların bir standardı var. Bana bu talep geldiği zaman şehri gezdim. Şehrin birçok yerinde var, işe yarıyorlar ama bazı eksi yönleri de var. 50 kilometre hız olan yerlerde hızı 15’e düşürüyor. Bu arada ambulans ve içinde kırılacak eşya taşıyan, artı olarak halk otobüslerinde rahatsızlıklar söz konusu oluyor. Bunların bir standardı olması gerekiyor, bunun da standardını TSE belirlemiş. Bizim kullandıklarımız değil TSE belirlemiş olduğu standartların yapılmasını öneriyorum. Kışla Parkı’nın arkasında sadece bir tane standarda en yakın var” dedi.

Başkan Vidinlioğlu, konuya ilişkin teknik bir konu olduğu için İl Trafik Komisyonu’nun değerlendirip standarda bağlaması için talimat verdi.

“NASRULLAH KADI KABRİ, İTİNAYLA ASLİ YERİNE TEVDİ EDİLDİ”

Toplantının sonunda Nasrullah Kadı’nın naaşının asli yerine alınması hakkında açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı R. Galip Vidinlioğlu; “Cuma günü, namaz sonrasında Nasrullah Kadı’yı asli yerine defnettik. Bu konuda Mehmet Tingirlioğlu’na ve Recep Mor’a teşekkür ediyorum. Özellikle Mezarlık İşleri Müdürümüze teşekkür ediyorum. Sosyal medyada da ‘Biz bu zamana kadar boş mezara mı dua okuduk’ gibi çeşitli söylemler oldu. O gün anma programında da söylendi. 1960’ta yapılan çevre düzenlemesiyle Nasrullah Kadı’nın naaşı Münire Medresesi içerisinde köşedeki yere taşınmış. Oraya girmek mümkün değil. İl dışından herhangi birinin hatta il içinden gelenlerin orayı bilmeleri çok mümkün değildi. Dolayısıyla biz de 1960’ta çevre düzenlemesi münasebetiyle Münire Medresesi’ne taşınan Nasrullah Kadı’nın naaşının tekrar asli yerine alınmasının uygun olacağını düşündük. İtina ile ekiplerimiz kemikleri kefenleyerek asli yerine tevdi edildi. Bu vesileyle tekrar mekanı cennet olsun diyelim” dedi.

“FİNCANCI’YI ESEFLE KINIYORUM”

Öte yandan Başkan Vidinlioğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni kimyasal silah kullandığı iftirasıyla suçlayan TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı’yı esefle kınadığını dile getirdi. Başkan Vidinlioğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladık ve fener alayına ciddi katılım oldu. Bu cennet vatanı bize yurt kılan Alparslan’dan başlayan ve Milli Mücadele’de de Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşları olmak üzere aradaki bütün ecdada şehitlerimize ve gazilerimize hepsine rahmet diliyoruz. Bugün burada rahatça toplantımızı yapabiliyorsak, çoluk çocuğumuz eğitim öğretimini rahat yapabiliyorsa, evlerimizde sıcacık rahat oturabiliyorsak onların çektiği sıkıntıların, döktüğü kanların, verdikleri canların sayesinde. Onların hakkı hiçbir şekilde ödenemez. Mekanları cennet olsun. Cumhuriyet kurulurken de Harbiyeliler, Mülkiyeliler ve Tıbbiyeliler ön plandaydı. Cumhuriyetimizin 99’ncu yılında aynı meslek grubunda olmaktan utanç duyduğum Tabip Odası Başkanı’nın, başında Türk kelimesi olan Tabip Odası Başkanı’nın Peygamber Ocağı dediğimiz ordumuza yönelik sözleri asla kabul edilemez. Cumhuriyet Harbiyelilerin, Tıbbiyelilerin ve Mülkiyelilerin gayretleriyle kurulmuştur. Bir tıbbiyeliye yakışmayacak bu laflardan dolayı kendisini esefle kınıyorum. Bu konuda çok sinirlendiğim için kantarın topuzunu da çok kaçırmak istemiyorum ama söylenebilecek en kötü sözleri de kendisine söylemek istiyorum. Çünkü insan onuruyla bağdaşmayacak bir şeyi Cumhuriyete ve ordumuza layık görüp de kimyasal silahla yan yana getirmesinden dolayı ne söylesem karşılığı değil. Biz Türk Milleti olarak kullandığımız oklarda bile bir standardımız var. Saplanan ok bile rahat çıksın diye düzdür, yivi yoktur. Türk Milleti savaşta düşmanına bile böyle muamele eden bir millettir. Kendisini esefle kınıyorum ve en ağır cezayı almasını istiyorum.” (Banu Türkmenoğlu)