‘Türkiye’nin en büyük ve en güçlü sendikası olduk’

Eğitim Bir-Sen Kastamonu Şubesi’nin 5. olağan genel kurulu, Şehit Şerife Bacı Öğretmenevi Salonu’nda gerçekleştirildi.

Genel Kurulda, Eğitim Bir-Sen Şubesi’nin 2014-2018 yılları arasındaki faaliyetlerini içeren video gösterimi yapıldı, ardından gündem maddeleri görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi. Genel kurul sonunda Eğitim Bir-Sen Şube Başkanlığına tekrar seçilen Orhan Sancaktaroğlu başkanlığındaki yönetim kuruluna; Serdar Arpacı, Serkan Bilir, Cengiz Küçük, Turan Yiğit, Cemalettin Çınar ve Uğur Bal seçilirken, denetleme kurulu üyeliklerine; Volkan Saygılı, Selim Önen, Huriye Keçe, Seher Şirin ve Mustafa Karahasan, disiplin kurulu üyeliklerine; Oğuz Yılmaz, Mehdi Toğrul, Niyazi Sensiz, Nadir Sarıbekiroğlu ve Şule Kızılabdullah, ist kurul delegeliklerine ise Orhan Sancaktaroğlu ve Serdar Arpacı getirildi.

SANCAKTAROĞLU; “ALAY ETME VAHAMETİNİN BEDELİNİ AĞIR ÖDEYECEKLER”

Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Orhan Sancaktaroğlu, Bartın’da meydana gelen maden patlamasında yaralananlara şifa, hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet ve yakınlarına başsağlığı dileyerek başladığı konuşmasında, sosyal medyada ve başka mecralarda sendikaya yönelik ifadelere değinerek; “Kongrelerimiz, daha iyisini yapmanın, daha güzel olana ulaşmanın, daha doğruyu birlikte başarmanın, iyi niyetli, cesur, samimi arayışların, birlikte bulmanın, birlikte var, birlikte güçlü olmanın buluşmasıdır. Bu köklü, ilkeli, inançlı hareket, bu büyük entelektüel birikim, aklını istişareyle oluşturmakla, yolunu, yöntemini danışarak, konuşarak belirlemekle daha bir önem kazanmaktadır. Bu yönüyle tam bir demokrasi şöleni olan kongrelerimiz, en yaygın, en verimli istişare zeminleri, imkânları olmuştur. Başta sosyal medya olmak üzere birçok mecrada akıl çelmek, suyu bulandırmak, hedef saptırmak, beklentileri istismar etmek, zihin vurgunculuğu yapmak, Eğitim-Bir-Sen’i kötüleyerek gözden düşürmeye çalışmak gibi sefil dil, tutum ve yöntemi sendikacılık sayanlar, eğitim çalışanlarının akıl ve olgunluğuyla, milletimizin basiret ve ferasetiyle alay etme vahametinin bedelini ağır ödeyeceklerdir” dedi.

“SENDİKAL YÜRÜYÜŞÜMÜZ BİR KARDEŞLİK YÜRÜYÜŞÜDÜR”

Bugünleri inanmanın gücü ve birlikte yol almanın kudretiyle gördüklerini dile getiren Sancaktaroğlu; “Türkiye’nin en büyük ve en güçlü sendikası olduk. Bir hak varsa onu almak, çiğnenmiş bir hukuk varsa o mağduriyeti gidermek, eğitim çalışanlarının alın terinin karşılık bulması için mücadele etmek insanlığın faydasına olan her işte rol üstlenmektir. Bizim amacımız, idealimiz, gücümüz, sesimiz, şarkımız, şiirimiz, destanımız, hayalimiz, gerçeğimiz Türkiye’dir. Biz bu ilke ve hassasiyetleri gözeterek Türkiye’nin en büyük, en güçlü sendikası, sivil toplum örgütü olduk. Bilinmelidir ki, bizi büyük ve güçlü kılan ilke ve değerlerden verilen her taviz, bizi küçültür. Eğitim-Bir-Sen hepimizin üst kimliği, ortak hafızası, ortak tecrübesi, ortak fedakârlığı, ortak rüyasıdır, idealidir. Eğitim-Bir-Sen bizimle, biz Eğitim-Bir-Sen’le var olduk, var olacağız. Biz birlikte güçlüysek Eğitim-Bir-Sen, sensiz olmaz. Eğer birlikte varsak Eğitim-Bir-Sen sensiz eksik kalır.  Başta Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan olmak üzere hakkın rahmetine kavuşan başkanlarımıza ve mensuplarımıza Allah rahmet etsin, mekânları cennet olsun. Sendikal yürüyüşümüz, gerçek anlamda bir kardeşlik; birlik, beraberlik ve dayanışma yürüyüşüdür. Yürüyüşümüzün ufku, bütün bir medeniyet coğrafyamızı, giderek bütün dünyayı sarmalıdır, sarmak zorundadır. Gördüklerimiz, duyduklarımız, yaşadıklarımız sebebiyle, elimizin, dilimizin, gözümüzün, kalbimizin, özetle fert fert veya millet olarak bütün bir varlığımızın sorumlu olduğuna, sorumlu olacağına inanıyoruz. Bu ışıkla yürüdüğünüzü, yani kalbinizin aydınlattığı yoldan, yürüdüğünüzü de biliyor, görüyorum” diye konuştu.

BAKIR; “ÇOK ZOR ŞARTLAR ALTINDA SENDİKACILIK YAPTIK”

Memur-Sen İl Temsilcisi İrfan Bakır da, Kastamonu’da 2002’den bu yana Eğitim Bir-Sen, Memur-Sen ailesi olarak birlik ve beraberlik içerisinde çalıştıklarını söyleyerek; “Çok zor şartlar altında sendikacılık yaptık. Hatta bırakın yönetime girmeyi üye dahi yapamaz durumda idik. Ama elhamdülillah bugün geriye doğru baktığımızda büyük bir ailenin içersinde kendimizi bulduk. Ancak bu da güzel çalışmalar ile oldu. Bu gün ise her tarafa meydanlara her alana Memur-Sen sığmaz hale geldi. Biz bir misyon hareketi olarak yola çıktık. Sadece siyasi iktidarlardan zam almak daha fazla aylık ve ücret almak tazminat almak içinde uğraşmadık. Tabiî ki de bunlar bir sendikacının almak istediği şeylerdir ama geriye dönüp baktığımız zaman 28 Şubatlar gördük, 60 ihtilalını, 80 ihtilalını gördük, bugün geriye dönük baktığımız zaman o 28 Şubat’ta görevden atılan öğretmenlerimiz bugün bazıları esnaf oldu, bazıları inşaat işçisi oldu her yerlerde çalıştılar. Yine başörtülü bacılarımız üniversite sıralarından atıldılar ve öğrenimlerini tamamlayamadılar. Ama biz bunları unuttuk, bugün bakıyoruz birileri helalleşme yoluna gidiyor. Ben hakkımı helal etmem. Bugün bir katsayı örneği koydun, imam hatipteki öğrencileri diğer okullara yönlendirdin. İmam hatipleri kapatabilmek için meslek okullaerını kapattın.  Bu gün bakıyoruz inançla ilgili ortada ne başörtüsü diye bir sorun var, ne de başka bir sorun var. Bakıyoruz bir ana muhalefet partisi lideri çıkıyor başörtüsü ile ilgili kanun çıkaracağım diyor, buna inanıyor muyuz, halk arasında derler bayram değil seyran değil niye öptün beni. Ben hiçbir zaman 20 yıllık sendikal hayatımızda CHP zihniyetini anlamış değiliz, büyüklerimizden duyduğumuz da budur. CHP zihniyeti ne kadar başörtüsü ile ilgili inançlı kesimler ile ilgili kanun çıkaralım dese, biz bunlara destek oluyoruz dese Anadolu insanı bu zihniyete inanmaz. Yani bizi inandırsalar bile Anadolu zihniyeti hiçbir zaman inanmaz. Eğitim Bir-Sen sendikamız Memur-Sen camiası içerisinde en güçlü sendikalarımızdan bir tanesidir. Biz bunu Kastamonu’da da burada 2 binin üzerinde üyemiz var. Daha iyi yere gelebilmek için, daha güçlü bir sendika olabilmek için çalışıyoruz. Bugün Memur-Sen de 8500 üyesi ile Kastamonu’da yine en büyük konfederasyon. Bize en yakın sendikanın 4 bin üyesi var. Daha güçlü olabilme için bütün sendikalarımız 11 hizmet kolunda da daha güçlü olmamız gerekiyor” diye konuştu.

VİDİNLİOĞLU; “4+4+4’TEN SONRA İŞ KOLLARIMIZIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNDA ÇIRAK BULAMIYORUZ”

Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu, Türkiye’de sendikacılık ve sendikal faaliyetlerin, özellikle 1980’den sonra çok ciddi anlam kazandığını vugrulayarak; “Dünü asla unutmadan bugünün gerçeklerine sahip çıkarak ve gelecek ile ilgili de hayal kurarak umut ederek yolumuza devam edeceğiz. Cenab-ı Allah kimseyi idrak yoksunu etmesin. Geçmişten bugüne gelen mücadelelerin kıymeti hepimiz için çok büyük. Dün çok daha küçük mekânlarda yaptığımız toplantılarımızı bugün büyük salonlarda yapıyoruz. Elbette hüküm belli, zafer inananlarındır ve inandığı yoldan mücadele edenlerindir. İnsanın doğası gereği her mücadelenin içinde de mutlaka ön planda olanlar vardır, kenarda duranlar vardır, sonradan gelenler vardır, ayrılanlar vardır. Ama bir gerçek var ki zafer geriye bakmadan hep öne doğru atılanların olmuştur. Özellikle inandığı yoldan yürüyen insanların kahramanlıklarını tarih yazacaktır. Biz yol yürümeye devam edeceğiz. Eğitim önemli bir şey. Şunu mutlaka eğitim camiamıza da söylemek istiyorum, eğitimde en önemli şeylerden bir tanesi diyalektiktir. Sistemin mantığını öğrencilerimize yavrularımıza iyi öğretmemiz lazım. Sebep sonuç ilişkilerini ilerletmemiz lazım. Diyalektik çok önemli bir şeydir, bunu akılla bağlantı anlamında söylüyorum, bir birini ulama bağlama anlamında olup çocuklarımızın mutlaka bun kavraması lazım. İkincisi eğitimde en önemli şey sivil toplum kuruluşu olarak burada sendikamıza da çok iş düşüyor.  Özellikle 4+4+4’ten sonra ne yazık ki iş kollarımızın büyük çoğunluğunda çırak bulamıyoruz. Onun için meslek liselerimize ciddi şekilde ağırlık vermemiz lazım. Bunu da mutlaka milli eğitim bakanlığımız ile istişare ederek ve tabi ki Kastamonu’muzun da ihtiyaçlarına binaen mutlaka dile getirmemiz lazım” dedi. (Haber Merkezi)