Dorusz  >> Şevket Özsoy 09.03.2014

MEHMET FEYZİ EFENDİ

 MEHMET FEYZİ EFENDİ
Memleketimizde son yüzyılda yetişmiş ender şahsiyetlerden, mütefekkir bir kişiliğe sahip, gerçek bir din alimi olan Mehmet Feyzi Efendi’yi ağırlamak istiyorum bugün köşemde.
O’nun gönüllere şifa, akıllara gıda sözlerinden seçtiklerimi kısa açıklamalarla sizlere aktarıyorum:

KUR’AN HAKKINDA
*Asrımız Kur’an asrıdır… Kur’an ölülere hitap etmiyor, dirilere hitap ediyor.
*Kur’anın irşad ettiği yol en sağlam yoldur, başka kapı aramağa lüzum yoktur.
*Kalpler Kur’an’la hayat bulduğu için, Kur’an’ın bir adı da RUH’tur. Kur’an’ın hakaikını fehmeden (anlayan) kalp hayattardır (diridir), Kur’an’ın hakikatlerini fehimden gafil kalpler ölüdür.
*Kur’an’ı anlama üç mertebede gerçekleşir;
  1.Tealluk: Devamlı Kur’an’la alakadar olma, okuyup anlamaya çalışma, 2. Tehalluk: Kur’an’ın ahlakı ile ahlaklanma, 3. Tahakkuk: Kur’anın ahkâmını hazmetme.
*Kur’an’ın bir adı da FURKAN’dır. Yani fârıktır (ayırıcı, fark ettirici). Hakkı-batılı, helalı-haramı, meleği-şeytanı, nikâhı-sifahı birbirinden ayırır; fark ettirir.
*Kur’anın irşadı altında yaşayalım, ahlâkı ile ahlâklanalım.

RASÛLULLAH (a.s.v) VE SÜNNETİ HAKKINDA
*Kalplerimizi Allah (CC) ve Rasûlullah (ASV) muhabetiyle dolduralım, sahtelere yer kalmasın.
*Muhabetullahın alameti, Rasûl-i Ekrem’e (AS) itaatir.
*Rasûlullah Efendimiz Şems-i Fazilettir. (Fazilet Güneşi). Şefaat isteyince, hemen yetişir.
*Rasûlullah Efendimiz (as) kabr-i şeriflerinde hararetiyle, teravetiyle (sıcaklığı ve tazeliği ile), hayat-ı berzahiyye (kabir hayatı) ile hayydırlar (diridirler).

*Rasûlullah’a (a.s.v.) Karşı Görevlerimiz;
“1.Rasûlullah Efendimiz’i(asv) kendi nefsimizden evlâ bileceğiz,
 2.Sünnetine ittibâ edeceğiz(uyacağız),
 3.Âl ve ashabını (R.A.) seveceğiz,
 4.Hadislerine hürmet edeceğiz,
 5.Çokça salavât getireceğiz.” (Allahümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ Âl-i Muhammed)

İLİM VE ALİM
*Farzdan evvel farz İLİMDİR, farz içinde farz İHLÂSTIR.
*İhlâs, bir ameli sadece Allah’ın emri olduğu için yapmaktır.
*Kuran’ın irşadından, Ehadis-i Nebeviyye’nin (asv), ulemanın irşadından başka çare yoktur.
*Kendi bildiğimize Kur’an’dan ve hadisten mana çıkaramayız; onunla amel edemeyiz. Ancak ulemanın kaide-i mukarreresi altında mana istihrac edip, ona göre amel etmeliyiz.
*İnsan talebe olarak hayatını devam ettirir ve öyle kabre girerse, Allah kıyamete kadar onun ilmini tamamlar.
*Ulemayı zem ve gıybet edip de felah bulan yoktur.
*”Allahümme innî es elüke ilmen nafia…/Allah’ım senden faydalı ilim isterim…” Rasûlullah Efendimiz (asv), hacda, Kâbe’ye karşı, zemzem içerken bakın bu duayı yapıyor, en önemli yer ve zamanda ilim istiyor.

KALP VE ZİKRULLAH
*Kalbi temizlemede bir bahçivan gibi olalım. Bahçivan toprağı ekmeden önce zaralı ot ve dikenlerden temizler. Biz de kalbimizi önce zararlı hatıra ve düşüncelerden (kin, küfür, hased, nifak v.b.) temizleyip, daha sonra iman ve muhabetullah ile doldurmalıyız, süslemeliyiz.
*Dışımız halk ile olsa da, içimiz daima HAK ile olsun; kalbimiz Allah’ı zikretsin. “Onlar öyle erlerdir ki, herhangi bir ticaret ve alışveriş kendilerini Allah'ı zikretmekten, namazı kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymaz” (Nur Suresi, 37)
*Kalpte devamlı Allah’ın(CC) zikri galip olursa, kan dolaşımı ile kan kalpten geçerken manen de temizlenir; zikrullahın nuru kana karışan haramları temizler.
*KALB-İ SELİM, içi dışa çevrildiğinde (kalpte gizlenenler açığa çıktığında), içinde, ne Allah’tan ne de kuldan utandıracak bir şey bulunmayan kalptir. “O gün, ne mal fayda verir, ne de evlat. Ancak Allah’a KALB-İ SELÎM (temiz bir kalp) ile gelenler (o günde fayda bulur/kurtulur).” (eş-Şuarâ, 88-89)

BİRLİK BERABERLİK
*Müsbet (olumlu, pozitif) düşünelim, müsbet söyleyelim, müsbet hareket edelim.
*Dindarlar, milliyetçiler ve vatanperverler birbirlerini tenkid değil takviye etmeli; desteklemelidirler.
*Mefahir-i Diniye, Mefahir-i Milliye, Sadakat-i Vataniye… Bu üçü bir arada olursa, ogulmayacak yani iyileşmeyecek yara yoktur. (her problem çözülebilir.)
*Dinle millet, etle kemik, sırtla karın gibi birbirleriyle kaynaşmıştır, ayırma imkanı yoktur.

EN ÜSTÜNÜ İMAN KARDEŞLİĞİ
*Şuculuk-buculuk (topluma) zarar veriyor. Kim olduğumuzu soranlara “mü’minlerden/Müslümanlardan bir ferdim” diyelim kardeşim.
* Bir meslek ve meşreb (cemaat) ne kadar parlak ve kalabalık olursa olsun, geniş İslâm dairesinin ancak bir noktası olabilir, o geniş dairenin yerine geçemez. Noktalar birleşerek daireyi meydana getirirler.
* “Allah'a ve Resulüne itaat edin;birbirinizle çekişmeyin (didişmeyin,münakaşa etmeyin); sonra içinize korku düşer de kuvvetiniz elden gider.” (Enfal, 46)
Cenab-ı Hak kendisinden, hocalarından ve üstadından razı olsun, cümlesine rahmet eylesin, derecelerini yükseltsin…

 sevketozsoy@dogrusozgazetesi.com
Dier Yazlar
?>
Kastamonu - 8 °C / 19 °C
23 Ekim 2017
21 Ekim 2017
Özel Haberler

Kestane Balı'nın parmak izi çıkarılacak

Biraz saygı!

Sırrı doğal üretim

Ramazan'da kırmızı eti yine pahalıya yiyeceğiz

Soydan: Daha iyi bir Kastamonu için güçlü bir medya gerek

Sahaflar, zamana meydan okuyor

Kastamonu hayvansever bir şehir

Ekmeklerini sokaktan çıkarıyorlar

Tüm Özel Haberlerimiz İçin Tıklayın
Ençok Okunanlar

Uğurlu için ışık göründü!

Emeklilere müjde, TOKİ’den ev geliyor

Uğurlu’nun açılmasına ENGEL OLANLAR VAR

Yargıtay 15. Ceza Dairesi’ne Dadaylı başkan